Date Posted: Mayıs 31st, 2008 Posted Under: Kadın - Aile
Gündelik hayatta küçük önlemler alarak çocuğunuzu kanserden korumanız mümkün. Hamileyken ve sonrasında yanında sigara içmeyerek, kanserojen maddelerden ve radyasyondan kaçınarak, fast food beslenmeden koruyarak, spor yaptırarak ve aşılarını ihmal etmeyerek kanser riskini azaltabilirsiniz..
Bu yazı alıntıdır. Yazının orjinal adresi aşağıda belirtilmiştir.
Yazının devamını okumak için buraya tıklayınız…
Date Posted: Mayıs 28th, 2008 Posted Under: Kadın - Aile
Herkese merhabalar. Bir zamanlar her gün mutlaka bir şeyler eklediğim bloğumuzdan bu aralar fazlaca uzak kalmış durumdayım ve bu durum gerçekten canımı sıkıyor. Ayşeciğim sağolsun çok güzel şeyler eklemiş, boş bırakmamış bloğumuzu.
En son kızlar buluşmamızda Ayşe’ye perdelerimi bloğa ekleyeceğimi müjdelemiştim, hatta onun üzerine mobilyalarımız ve halılarımız da geldi ama beni engelleyen başka birşey çoktı. Müstakbel eşim bacağını sakatladı ve evde tüm bacağı alçılı bir şekilde yatıyor. Üzerine basamadığı için de her şey için yardıma ihtiyacı var. Onu yalnız bırakamıyorum.
Daha önce bacağında olan menisküs tekrarladı ama bu sefer biraz ciddi sanırım. Küçük bir operasyon geçirmesi gerekebilir. Bakalım, pazartesi günü doktorun teşhisine bağlı olarak ne yapıp yapmayacağımız belli olacak. Bir kaç günümüz hastanede geçebilir. Sağlık gerçekten herşeyden önemli.
Tabii tüm bunların etkisiyle ben de internet kafeye bir türlü uğrayamadım. Şimdi de başka bir bahaneyle çıkmışken önünden geçtiğim için burdayım.
Umarım en kısa zamanda resimlerle karşınızda olacağım.
Sevgiler…
Haberin devamını okumak için buraya tıklayınız…
Date Posted: Mayıs 23rd, 2008 Posted Under: Kadın - Aile
Date Posted: Mayıs 17th, 2008 Posted Under: Kadın - Aile
Haftaiçi Günümüz bibliyografyalarını bulmak için Simge ve Ozan’la Milli Kütüphane’ye gittik.Gitmemizle krizler geçirmemiz bir oldu.Çünkü tam final haftasında sevgili Büyükşehir Belediyemizin ilimizdeki tek üniversite düzeyindeki kütüphaneyi de tadilata aldığını öğrendik.Böyle bir düşüncesizliğin nasıl olduğunu çalışanlarda anlamış değil.Görevlinin tavsiyesi üzerine mecburen lise ve dengi kitapların bulunduğu Atatürk Kütüphanesi’ne gittik.Liseyi Ankara’da okuduğum için daha önce Atatürk Kütüphanesi’ne hiç gitmemiştim.Milli Kütüphane’ye göre daha ferah daha muntazam.İşimize yarayacak kitapların ancak 4 te 1′ini bulabildik.Fotokopi çektirmek için aşağıya indiğimizde ise başlık olarak yazdığım bu devasa kelime gözüme çarptı.TDK’nın tespitine göre 70 harften oluşan bu kelime Türkçe’mizin en uzun kelimesiymiş.Vatana millete hayırlı olsun.Bizimde rekoritesi olan bir kelimemiz var.Anlamı için kalemi kağıdı ele alıp morfolojik tahlil yapmak gerek zira sonuna gelince kelimenin başlarındaki ekler unutuluyor.Sanırım biraz da kendimiz zorlaştırıyoruz durumu.En az çaba yasasını kullanarak edindiğimiz kelimelerin en çok çaba yasası kullanılarak edinilen kelimelerin karşısında benimsenme açısından daha şanslı olduğu bir gerçek.Bana kalırsa az olsun öz olsun.
Haberin devamını okumak için buraya tıklayınız…
Date Posted: Mayıs 16th, 2008 Posted Under: Kadın - Aile
Date Posted: Mayıs 16th, 2008 Posted Under: Kadın - Aile
Hangi parçayı satın alırken nelere dikkat etmeniz gerektiğini biliyor musunuz? Daha pratik ve kaliteli bir alışveriş yapın…
Bu yazı alıntıdır. Yazının orjinal adresi aşağıda belirtilmiştir.
Yazının devamını okumak için buraya tıklayınız…
Date Posted: Mayıs 15th, 2008 Posted Under: Kadın - Aile

Yeni Magnum reklamı çok konuşuldu kimileri beğendi kimileri basit buldu kimileri daha iyisini ummuştu olmadı vesaire.Bence reklamın kurgusu güzel,oyuncuları güzel.Türkiye’de çekilmiş olmasıysa gururlandırıcı.Daha iyisi olur muydu onu bilemiyorum.Reklamda muhteşem diyebileceğim iki öge var biri Litvanyalı manken Ingrida Kraus’un ayağındaki kırmızı stilettolar biri de Louie Austen’in Glamour Girl şarkısı.O kırmızı ayakkabılar ve bu şarkı birbiriyle öyle örtüşmüş ki Magnum Double’nin lezzetini tadını hazzını filan gölgede bırakmış bence.Louie Austen’in diğer parçalarıyla bu reklam filmini izleme neticesinde tanıştım.İyi de oldu.Çok beğendim çünkü.Dean Martin,Frank Sinatra gibi sanatçıları beğeniyorsanız siz de Louie Austen’i dinlemekten zevk duyacaksınız.Louie’nin şarkılarının farklı yanıysa elektronik altyapılara dayanan bir müziği olması.O da günümüze ayak uydurmuş yani.Ama ses tonuna çok yakışmış ya da teknoloji sayesinde yakıştırmışlar bilemiyorum.Canlı canlı dinlemek lazım.Olur da yolu İzmir’e düşerse gitmek lazım.

Haberin devamını okumak için buraya tıklayınız…
Date Posted: Mayıs 13th, 2008 Posted Under: Kadın - Aile

Sonunda blog kardeşim ve canım arkadaşım Gözde ile buluştuk.Ortak arkadaşlarımızın olduğu kalabalık bir gruptuk fakat blogumuzu düşünerek birkaç pozu da birlikte çekilelim dedik.Fotomuzun birini profil resmi yaptım bile.Gözdecik en kısa zamanda bloga uğrayacağını söyledi.Bugün gelen perdelerini ekleyecek.Daha bende görmedim valla blogdaki resminden görücem.Ama eminim çok güzeldir:):):):)

Haberin devamını okumak için buraya tıklayınız…
Date Posted: Mayıs 12th, 2008 Posted Under: Kadın - Aile
Cuma günü Karşıyaka’da bu yıl 7.kez düzenlenen Çiçek Festivali’ne gittim.Çok güzel çiçekler vardı.İzmir’de ikamet eden okurlarımıza tavsiye etmek isterdim fakat bloga haftasonu bir şey yazamadığımdan biraz geç oldu.Festival 11 mayıs tarihinde sona erdi.Karşıyaka belediyesi festivalle eş zamanlı olarak “En Güzel Bahçe- Balkon Ve Apartman Bahçesi” yarışması da düzenliyor.Katılmak isteyen bahçe severler başvurularını 399 43 24 numaralı telefondan ya da belediyenin Basın Danışmanlığı’na bizzat uğrayarak yapabilirler.Festivali kaçırdık biraz seraları dolaşalım yeni çiçekler ekelim derseniz Urla yolunda renk renk bitkinin bulunduğu seralar mevcut.Benim festivalden aldıklarım ise bol güneş seven ateş çiçeği ile yine sıcaklık isteyen fuşya sardunya:D


Haberin devamını okumak için buraya tıklayınız…
Date Posted: Mayıs 5th, 2008 Posted Under: Kadın - Aile

Haftasonu Alsancak Kıbrıs Şehitleri’nde Alin’s e yemek yemeğe gittik.Genelde benim için Alsancak Reyhan Pastanesi’nin bulunduğu yol ayrımında sona erer.Daha ileriye gitmem.Cumartesi günü ise özellikle Alin’s i görmek istedim.Birkaç sefer önünden geçmiştim.İsmi de Reci’s i çağrıştırdığından ne ile karşılaşacağımı az çok tahmin ediyordum.Sonuç itibariyle öyle de oldu.Menü hemen hemen aynı.Fiyatlar aynı.Dekorasyon da birbirini andırıyor.Sadece Alin’s kalabalık gruplar için çok daha elverişli bir alana sahip.İçerisi dar uzun.Fakat bahçesi küçük.Bir de cumartesi akşamı yoğunluktan mıdır yoksa bahçede oturmamdan mıdır bilmem yemekler masamıza gelene kadar biraz soğudu.Servis yavaştı.Yine de Kıbrıs Şehitleri’ndeki çoğu mekana göre tercih edilebilir.



Haberin devamını okumak için buraya tıklayınız…