Archive for Haziran, 2008

Yaz modası çok renkli

Date Posted: Haziran 30th, 2008 Posted Under: Kadın - Aile

Markalar gençlere yönelik koleksiyonlarında canlı renklere, mini şort ve eteklere işlemeli jean kumaşlara yer veriyor.

Bu sezon gençlere yönelik tasarımlarda eğlence teması ön planda. Koleksiyonlar hem çocuksu hem fenimen hem de spor. Kısacık etek ve şortların altına platform ayakkabılar giyiliyor.Belleri yüksek jean’leri kalın örgü kemerler süslüyor. Tahta Afrika stili bilezikler de en az kıyafetler kadar ön planda.Giyimde sınır yok, hemen herşey kombileniyor; şık diye nitelendirebileceğiniz bir eteğin üzerine spor bir mont, spor bir pantolonun altına da dore topuklu ayakkabılar giyebilirsiniz.

Kapriler bu yazın vazgeçilmezi

Kapriler bu yaz hem bayan, hem erkek koleksiyonlarının gözdesi, Kaprileri tişörtlerle yada kısa montlarla birarada kullanabilirsiniz.

Pırıltılı işlemeler

Koleksiyonlarda uçuşan canlı renklerde kumaşların üzereini dore payetler, jean etek ve pantolonları işe enkli işlemeler süslüyor. Etnik detaylar ağırlıkta ve kemerler giysilerin vazgeçilmez parçası.

Ayakkabılar renklendi

Ayakkabılar bu yaz klasik renklerin dışında mor, yeşil, turuncu, sarı ve mavi gibi canlı renklerde tasarlanmış.

Keten şapkalar

Şapka önemli bir yaz aksesuarı. Birçok marka renkli keten ve pamuklu kumaştan şapkalarını büyük tokalar ve gizli kumaşlarla süslüyor.

Hasır topuklar yaza damgasını vuracak

Şortlar bu yaz herzamankinden dahja kısa. Mini şortları askılı bluzlarla ve spor ceketlerle giyebilirsiniz.Kıyafetinizi platform topuklu ayakkabılarla tamamlayabilirsiniz. Hasır topuklar ise bu yaza damgasını vuracak gibi.

Jean yine çok gözde

Jean her sezon olduğu gibi bu sezonda çok moda. Markalar koleksiyonlarında jean eteklere, elbiselere ve ceketlere yer veriyor. Kısa ve uzun kollu jean elbiseler ince kemerlerle tamamlanıyor.

Haberin devamını okumak için buraya tıklayınız…

Mükemmel parti elbisesi

Date Posted: Haziran 30th, 2008 Posted Under: Kadın - Aile

Yılbaşı gecesi gideceğiniz partide sizin dışınızda pek çok başka güzel kadın da olacak. Peki onların arasından nasıl sıyrılırsınız? Sizin vücudunuza en uygun parti elbisesi nasıl olmalı? Yılbaşı gecesine fazla bir şey kalmadı. Eğer televizyon başında dansöz bekleyip, mandalina soymayı planlamıyorsanız, gideceğiniz partiye uygun bir kıyafet almanız şart. Tabii elbiseyi alırken amacınız üzerinizde en mükemmel duran ve sizi en yakışan elbiseyi almak olduğuna göre; vücudunuzun en güzel kısmını açığa çıkaran bir elbise almak yapacağınız en iyi şey olacaktır. Peki bunu nasıl yapacaksınız? İşte bazı öneriler…

Eğer vücudunuzun en güzel yeri omuzlarınız ya da kollarınızsa…
O zaman düz kesimli ve straples ya da, ince askılı bir elbise alın. Bu seçeneği beğenmedinizse, alternatif çözüm şu olabilir: Üzeri taşı ya da pullu ya da en azından parlak olan veya parlak giysilerden hoşlanmıyorsanız ipek ya da saten gibi yumuşak bir kumaştan, tek omzunuzu kapatıp diğerini açık bırakan bir bluz satın alıp, bunu dökümlü bir pantolonla kombinleyin. Vatkalı giysilerden uzak durun, ne de olsa onlara ihtiyacınız yok!

Eğer vücudunuzun en güzel yeri bacaklarınızsa…
O zaman su aralar pek moda olan uzun kollu bir mini elbise ile ten rengi çoraplar ve ince bantlı açık, topuklu ayakkabılar giyin; ya da diz hizasına gelen, kabarık kloş eteği olan 50′ler tarzı bir elbise giyin. Böyle bir elbise giydiğiniz takdirde, altına düz ayakkabı giymekten kaçının; çünkü topuklu ayakkabılar, zaten güzel olan bacakların çok daha dayanılmaz
görünmelerini sağlar!

Eğer vücudunuzun en güzel yeri göğüs dekoltenizse…
O zaman ya bir elbise, ya da derin V yakalı bir kazak giyin. Bir diğer alternatif de anvelop elbiseler, ya da anvelop üstler olabilir. Bunlar göğüs dekoltesini sergilemek için birebirdir. Balıkçı yaka, boynunuzu saran giysilerdense kaçının; çünkü bunlar gğsünüzü yuvarlak ve hoş değil, kilolu gösterir. Gene ince askılı üstler de yeterince iyi destek sağlamadıklarından,
pek iyi bir seçenek sayılmazlar.

Eğer vücut hatlarınız kıvrımlıysa…
O zaman belinizde daralıp onu saran bir elbise ya da, yüksek belli bir pantolonla, bel kıvrımını gözler önüne seren ve üzerinize oturan bir kazak giyin. Çok ince kumaştan yapılmış ve robadan elbiselerle kısa kollu üstlerden uzak durun. Bunların hepsi sizi kilolu gösterir.

Haberin devamını okumak için buraya tıklayınız…

Zayıflamanızı kolaylaştıracak çözümler

Date Posted: Haziran 30th, 2008 Posted Under: Kadın - Aile

Kendinizi iyi hissettiğiniz kiloyu arzulamanız çok normal ama en son ne zaman o kiloda kaldınız ve bu kiloyu uzun süre koruyabildiniz mi? Bu soruların cevabı önemlidir.

En iddiasız miktarda kilo kaybı bile sağlık açısından büyük yarar sağlayabilir. Yüksek tansiyon, diyabet, yüksek kolesterol, uyku bozuklukları ve birçok tıbbi sorun, en iddiasız kilo kaybıyla bile düzelme göstermiştir. Bu gerçek her şeyi değiştirir. Hemen herkes kendini daha iyi hissettiği ve sağlık sorunları riskini azalttığı daha sağlıklı bir kiloya ulaşmayı başarabilir.

Kilo verirken başarıya giden 3 önemli nokta:

Hedef
Yöntem
Motivasyon

Hedeflerinizi belirleyin

Hedefler her zaman için planlı bir şekilde diyetinize uymanıza yardımcı olur. Ulaşmak istedikleriniz için detaylı bir şekilde plan yapmak başarınızın bir kısmını oluşturacaktır. Örneğin 10 kg verebilmek için kendinize 3 ay süre koyun. Zamanlama için bir tablo hazırlayın ve her hafta alışveriş stratejilerinizi, yaptığınız egzersizleri ve ileriye dönüp planlarınızı listeleyin. Bunlar motivasyonunuzu artıracak ve gerçekleştirilebilirliği yükseltecektir.

Başarınızı HAYAL EDİN

Genelde atletler elde edecekleri başarılarının her safhasını zihinlerinde prova ederler ve bu küçük zihin oyunu kişinin kendisini bu başarıya ulaşabileceğini hissetmesini sağlar. Aynı şekilde, siz de kendi hedeflerinizin gerçekleşmiş olduğunu, senaryoyu gözünüzde canlandırın. Örneğin akşam yemeği için doğru seçimler yaptığınızı gözünüzde canlandırabilirsiniz veya akşam bir davette önünüze gelen çikolatalı sufleyi yemek yerine sabah tartıda göreceğiniz hafiflemiş kilonuzu düşünün. Aklınıza geldikçe bu senaryoları tekrarlayın

Kendinizi SABOTE etmeyin

Birçok kez aslında farkında olmadan kendimize yeteri kadar güvenmediğimiz ve asla kilo veremeyeceğimizi düşündüğümüz için diyetimizi sabote ederiz. Kendinizi bu tarz düşünceler içinde yakalarsanız hemen bunu olumlu sözler ile yer değiştirmeye çalışın. Örneğin; ‘İstediğim kadar kilo veremedim fakat bunu değiştirebilirim. Şu andan itibaren kendime haftada 3 kez olacak şekilde egzersiz planı hazırlayacağım.’ diyebilirsiniz. Sağlıklı beslenmeye başlamak için hiçbir zaman geç değildir genelde diyete başlamak için ayın ilk günü veya haftanın ilk günü beklenir hiç gerek yok karar verdiğiniz anda değişime başlayın.

Kendi kendinizin KOÇU olun

Bazı insanlar kendilerini küçük görmenin alçakgönüllülük olduğuna inanırlar. Fakat siz arkadaşlarınızı şişman ya da çirkin diye çağırır mısınız? Aynı saygıyı sizde görmek istersiniz değil mi? Bu nedenle kendi kendinizin en yakın arkadaşı olmayı deneyin. Aksaklıkları kafanıza takmamaya çalışın ve ilerleyişinizi kutlayın. Bunun en iyi yollarından birisi ise hayatınızın tüm alanlarında sahip olduğunuz kişisel, profesyonel ve fiziksel becerilerinizi listelemeniz olacaktır. Bugünden itibaren yaptığınız tüm doğru şeyleri not alın. Doğruların büyük bir hızla artması sizi şaşırtacak.

Kendinize GÜVENin

Kendinize olan güveniniz hakkında tereddüt mü ediyorsunuz? Bunun bir yolu da kendinize olan inancınızı olumlu cümleler ile desteklemektir; basit, kendinizi onaylayıcı ifadeleri her gün tekrarlamaya çalışın size destek olabileceğini düşündüğünüz arkadaşlarınıza bunu açıkça paylaşın. Sizi iyi tanıyan birilerinin önceki başarılarınızı hatırlatması kendiniz için güven tazelemeye yardımcı olabilir.

Battı balık yan gider demeyin

Ya hep ya da hiç şeklinde düşünmemeye çalışın, örneğin sırf bir öğünde fazla yediniz diye diyetinizi mahvettiğinizi düşünmeyin. Kendinize karşı daha nazik olun ve yaşanan aksilikleri, öğrenmek için bir fırsat olarak görmeye çalışın.

Hedeflerinizin peşinden gidin
Kilo kaybetmekle ilgili hedeflerinize ulaşacağınıza dair olan inanç çok önemlidir. Fakat bunu aynı zamanda beslenmede davranış değişiklikleri yaparak ve fiziksel aktiviteyi artırarak gerçekleştirmelisiniz de. Kendinizi sadece incecik olarak düşünemezsiniz ama beklentilerinizi etkin kılmak için kendinizi doğru ruh durumu içerisinde düşünebilirsiniz.

Haberin devamını okumak için buraya tıklayınız…

Sonbahar-Kış

Date Posted: Haziran 24th, 2008 Posted Under: Kadın - Aile

Mango’nun sonbahar kış kıyafetleri görücüye çıktı.Sirk teması çerçevesinde tanıtılan bu koleksiyonda eski sezondan gelen yüksek beller,kalın bilezikler,büyük çerçeveli gözlükler,geniş kemerler,gladyatör sandaletler,hatta geçen kıştan kalan açık ayakkabı içine bileğe kadar ya da daha uzun renkli çoraplar,bol paçalar,boyuna dolanan atkı şallar,uzun göbeğe inen kolyeler,kalem etekler,yelekler,rugan parlaklığındaki siyah trençkotlar,şişme kısa montlar,kürk havası veren gösterişli peluşlar,deri eldivenler var.Bunlara ek olarak bir iki sezon geride bıraktığımız büyük ve gösterişli yaka iğneleri geri dönüyor.Bu kış tüylü,uzun,kısa,geniş,dar her çeşit yaka iğnesini ceketlerimize montlarımıza iliştireceğiz.Sezonun renkleri ise bordo,koyu yeşil,şarap,kobalt mavisi hardal ve mor.Kahverengi,siyah,gri,krem ve kırmızı gibi demirbaş kış renklerinin yanında geçen kış çok tutulan dore ve lame bu kış yalnızca birkaç abiyede kullanılmış.Mango için bu koleksiyon eski yeni tüm detayların harmanlandığı bir curcuna olmuş.Örneğin bol paça yüksek bel pantolonların yanı sıra bileğe uzanan pantolon taytlar da koleksiyonda var.Ayrıca bu kış çantalar sapları sarkıtılıp ortalarından sıkılarak elde taşınacak.Tabi eğer tutulursa.Bir de dört köşe evrak çantası modelindeki sağlam karakterli çantalar bu kış karşımıza çıkacak.Elde taşınan sapsız modeller de revaçta olacak.Sonbahar için birkaç model şimdiden mağazalarda yer almış bile.Kışa geçişte ise 50′lerin havası hakim.Çantaya eşarp bağlama modası ise sonbahar da da sürecek gibi gözüküyor.





Haberin devamını okumak için buraya tıklayınız…

Yaz Makyajı

Date Posted: Haziran 23rd, 2008 Posted Under: Kadın - Aile

Yaz mevsimlerin en sıcağı.. en verimlisi.. en bereketlisi. Güneş ve açık gökyüzü. Katmer katmer güller. Gün ışığı içmiş şeftaliler, erikler, kayısılar, dutlar.. Ekin tarlaları.. Hayat fışkırıyor her yandan.İşte yaz kadını da en olgun, en görkemli, en albenili güzelliği bu mevsimde yaşar, yaşatır. Sağlıklı, taze, güneşle kucaklaşmış görüntüsü ile kadın tüm
renkleri içerir.

İşte size Yaz Kadın´ının makyajı:

1.
Güneşte daha fazla zaman harcayacağınız için makyaj ve cilt bakımınızı buna göre uyarlayın. Ayrıca mutlaka güneş koruma kremleri kullanın. Her zaman olduğu gibi, güzel bir makyajın ilk adımı temiz ve iyi nemlendirilmiş bir cilttir.
İşte size makyaja başlamadan önce yapmanız gerekenler konusunda birkaç ipucu:

Cildiniz yağlıysa, yaz aylarında (yüksek nem oranı nedeniyle) daha da yağlanacağından jel temizleyiciler kullanın.

Cildiniz normal ise, rutin olarak kullanılan temizleme ürünleri yeterlidir. Güneş koruması içeren bir nemlendirici kullanın.

Nemini yitirmiş veya kuru cildiniz varsa, cildinizi iyice temizleyin ve cilt tipinize uygun ürünlerle iyice nemlendirin.

Göz çevresindeki hassas bölgeyi yeterince nemli tutmak için göz kreminizi gece ve gündüz kullanın.

2.
Yaz ayları boyunca, hafif bir makyaj uygulaması taze görünümünüzü korumanıza yardımcı olacaktır. Başlamadan önce, kapatıcınızın pürüzsüz olarak uygulanabilmesini temin etmek için göz altlarınıza göz kremini parmaklarınızın ucuyla uygulayın.

Kapatıcı ile devam edin ve kapatıcı fırçasıyla aşağıdaki tonlardan birini kullanarak kaş çizginize kadar ulaşın. Gözlerin iç köşelerini sakın unutmayın, bu bölgeler gölgelerin en derin olduğu bölgelerdir.

Kapatıcınıza uyumlu bir pudra ve fırçasıyla kapatıcınızı sürün.

Daha sonra cilt tipinize ve ihtiyaçlarına uygun formülde, cilt renginize uyumlu olan fondöteninizi sürün. Yağlı ciltleri güneşten korumak için olduğu gibi aşırı derecede kuru olan ciltler için de özel fondötenler kullanılabilir. Pudrayla fondöteninizin de iyice oturmasını sağlayın. Pudrayı süngerle uygulayın ve ardından fazlalıkları fırçayla yok edin.

Kaşlarınızı uygun tonda göz farıyla doldurarak başlayın. Bu işlemden sonra kaşlarınızı kaş şekillendiricisiyle düzeltin. Daha sonra göz bölgesine kaş çizgisinden kirpik dibine kadar kemik rengi gölge uygulayın.

Göz kapağına far fırçasıyla far uygulayarak devam edin . Alt kirpik çizginizi belirginleştirmek için eyeliner fırçasıyla koyu far sürün.

Bundan sonra granit veya siyah renk eyeliner ile üst göz kapağınızın hattını ince eyeliner fırçasıyla belirginleştirin.

Ve son adım: kirpiklerinize iki kat rimel sürün.

3.
Her birimiz sağlıklı ve yanık bir yaz tenine sahip olmayı istesek de, güneş tehlikeli bir oyun! Cildin sağlığını korumak her şeyin üstünde tutulan bir öncelik olmalı. Kullandığınız kozmetik ürünlerinin koruma faktörlü (SPF) olmasına özen gösterin.

Tehlikesiz bir şekilde bronz ve güzel bir cilt görünümü için, güneşin yüzünüze doğal olarak geldiği bölgelere (yanaklar, alın, burun ve çene) doğru tonda bronzlaşma pudrasını fırçasıyla sürün.

Sonra gülümseyerek elmacık kemiklerinizden başlayarak yukarı saç diplerinize doğru allık fırçasıyla yumuşak tonda pembe allık uygulayın.

Eğer doğal halinizde bronz görünen bir tene sahipseniz bronzlaşma pudrası ve allık işlemini tamamen atlayın.

4.
Dudaklarınızı boyarken sadece görüntünüze değil, aynı zamanda dudaklarınızın ihtiyaçlarına da kulak verin. Kullanacağınız dudak boyasının rengi olduğu kadar dudaklarınızın beslemesini, nemlenmesini ve korunmasını da sağlayacak ürünler seçin.
Bunun için SPF bazlı, yani koruma faktörü içeren rujlar seçmeniz daha sağlıklı olur.

Yaz makyajınızı tamamlamak için dudaklarınızı ve sizi doğal gösterecek olan bir ruj kullanın. Bu ton size parlak ve sağlıklı bir görünüm kazandıracaktır. Dudaklarınızın daha belirgin olmasını isterseniz tonlarını da kullanabilirsiniz.

Kusursuz yaz için son işlem, parlatıcı olarak lipgloss ve kakao renkli dudak kalemiyle dudaklarınıza yapacağınız son dokunuş olacaktır.

Haberin devamını okumak için buraya tıklayınız…

Yazın Makyaj Yapmak

Date Posted: Haziran 23rd, 2008 Posted Under: Kadın - Aile

Yaz Makyajı ; Yazın sıcağına, nemine ve suya dayanıklı makyajın bazı teknikleri bulunmaktadır. Kalıcı bir makyaj istiyorsanız ilk adım doğru ürünü seçmek ve ürünleri doğru kullanmak olduğunu bilmelisiniz. Bayanlar sürekli bakımlı görünmek isterler.Ama yazın sıcak günlerinde makyaj yapmak zor olmakla birlikte marifet ister. Ter ve yazın sıcağı makyaj yapmayı hemen hemen imkansız hale getirmektedir. Dilediğiniz ürünü kullanamıyor, birkaç saat sonra ürünlerin bulaşma ve birikme ihtimalini göz önüne alarak tedirginlik yaşıyorsunuz. Karamsarlığa kapılmayın yaz aylarında da makyaj yapmanın bazı püf noktaları var. Her şeyden önce sıcağa, tere ve neme dayanıklı bir makyaj için doğru ürünleri seçmeniz ve seçtiğiniz bu ürünleri kullanmayı bilmeniz gerekir. Kullandığınız nemlendirici ve kapatıcı ürünlerin formüllerinin hafif ve yağsız yapıda olmasının çok önemli olduğunu unutmayın. Ağır ve yağlı bir baz ürünü makyajın sonucunu bir kabusa dönüştürebilir. İşte kusursuz bir yaz makyajının püf noktaları:

Makyajda uzun süreli etki

Yaz aylarında uzun soluklu bir makyaj için “waterproof” bir fondöten kullanmak şart. İnce yapıda, cildin gözeneklerini tıkamayan bu ürünlerin ağır renk pigmentleri içermemeleri, likit olması makyajın uzun soluklu olması açısından çok önemli. Cilt tonunuza yakın renkte seçilen fondöteni parmak uçlarınız yardımıyla cildinizin tüm bölgelerine eşit olarak dağıtmanız gerekiyor. Suya dayanıklı kapatıcılar, su bazlı formülleriyle kompakt veya likit olarak ikiye ayrılıyor.Bu ürünler güneş koruyucusuyla birlikte kullanılabiliyor.
Akşamları ise fondötenin üzerine cilde ışıltılı bir bronzluk veren pudraları uygulayabilirsiniz.

Gözyaşlarınıza dirençli renkler

Gözyaşlarına ya da sıcağa dayanıklı olması için göz makyajında krem bir far ve suya dayanıklı “waterproof” bir maskara kullanmalısınız.krem farlar, sıcağa dayanıklı olmalarının yanı sıra içerdikleri mikro parçacıklar sayesinde gözkapaklarında oluşan nemi de emme özelliğine sahipler.

Kalıcı Bir Ruj için

Günümüzde kadınlar tarafından en çok tercih edilen çıkmayan rujlar, dudaklarınızdan kolay kolay silinmiyor. Kalıcı bir dudak makyajı için nemlendirici ve besleyici özelliği bulunan ürünler tercih edilmelidir.

Ruju sürmeden önce dudaklara biraz kakao yağı sürebilirsiniz. Deniz kenarına giderken dudaklarınıza renk vermek istiyorsanız krem allığı hem dudaklara hem de elmacık kemiklerine uygulayarak yüzünüze canlılık kazandırabilirsiniz.

Haberin devamını okumak için buraya tıklayınız…

Estetik ameliyatlar ve yaz mevsimi

Date Posted: Haziran 23rd, 2008 Posted Under: Kadın - Aile

Yaz aylarına girerken bayanlarımızı yine estetik güzel görünme telaşı sardı
İlk olarak bel çevresindeki fazlalıklardan ‘liposuction’ ile kurtulmayı hedefleyen erkekler, yılllara meydan okuduklarını kanıtlamak için gözaltı torbalarını aldırıp, kırışıklıklardan kurtulmayı tercih ediyor. Rakamsal olarak kadınları yakalayamasalar da, ortak sorunlarına estetik salonlarında çare arayan Türk erkeklerinin en çok talep ettikleri yöntemleri Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Tuğrul Turan anlattı.

Erkekler yaza nasıl hazırlanıyor?

Erkekler sahillerde nasıl görüneceklerini ve yaz aylarının hareketli sosyal hayatı içinde nasıl yer alacaklarını göz önüne alarak yaza hazırlanır. Kış aylarının göreceli olarak daha sakin ve daha az hareketli dönemlerinde alınan fazla kilolar ile yaşlanmanın yüzlerinde ve vücutlarındaki kalıcı etkilerini yok etmek bu hazırlığın odak noktalarını oluşturur.

Estetik ameliyatı olacak kişiler çok hangi bölgelerden şikâyetçiler?

En çok karın bölgesindeki yağlanmalardan, ‘jinekomasti’ adı verilen kadınsı meme görünümünden, bir de yüzlerindeki, yaşlılığın göstergesi kırışıklıklardan şikâyetçi olurlar. Daha atletik, daha erkeksi, daha genç ve daha dinç görünme isteği ile en sık yüz gençleştirilmesini ve vücut hatlarının düzeltilmesini isterler.

Hangi operasyonları tercih ediyorlar?

Erkekler genelde burun estetiği ve saç ekimi talebiyle gelseler de, yaza yakın dönemde, önceliği vücut biçimlendirilmesi için yağ emme (liposuction) ve yüz gençleştirme için göz kapağı ameliyatları (blefaroplasti) ile yüz askılama (liftler) gibi işlemlere verirler.

Bu yazın estetik modası ne olacak ?

Çok büyük olasılıkla kısa sürede ve ameliyatsız olarak uygulanan yüz askılama yöntemleri olacaktır. Bu konuda ortaya çıkan teknik ilerlemeler; bölgesel anestezi ile 45 dakika gibi bir sürede, uzun süreli belirgin bir gençleşme ve güzelleşme etkisi yaratan ve hemen memnun edici sonuçlar veren bir verimlilik sağlıyor. Yine özellikle yaza girerken, bir-bir buçuk saatte tamamlanan meme büyütme ve meme askılama ameliyatlarının, kadınlar arasında her yaz olduğu gibi popülerliğini koruyacağını düşünüyorum.

Cilt yenileme işlemlerine karşı erkeklerin bakış açıları nedir ?

Cildin, özellikle yüz bölgesinin diri ve genç görünümü hem kadın hem de erkek için çok önemlidir. Çünkü o kişinin genç, dinç ve sağlıklı algılanmasında yüz cildi ilk göze çarpan unsurdur. Plazma enerjisi yöntemiyle cilt yenileme işlemine erkekler daha fazla rağbet gösteriyor. Daha önceki birçok yöntemin aksine, kişinin sosyal hayatını kesintiye uğratmadan yüzde gençleşme sağlayan bu yöntem, çevresel etkenlerle yıpranmış ve yaşlanmış yüzey üzerinde 40-50 dakika içinde, yara oluşmaksızın gerçekleştiriliyor.

Bu işlemlerin her biri ortalama ne kadar sürüyor?

Liposuction uygulanması, genellikle lokal anestezi ile bir-iki saatte yapılır. Uygulama süresi tabii ki ne kadar geniş bir alanda uygulandığına göre değişir. Yüzde uygulanan askılamalar da yine lokal anestezi altında bir saat gibi bir sürede tamamlanır ve kişi hemen eve gidebilir. Plazma enerjisi ile yüz cildinin gençleştirilmesi ise yaklaşık 40-50 dakikada yapılır. Burada bahsedilen jinekomasti (kadınsı meme) ve blefaroplasti (alt ve üst göz kapağı ameliyatları) çoğunlukla bir-bir buçuk saatlik bir genel anestezi altında uygulanır.

Kadınlarla erkeklerin talep sayısı eşitlendi mi?

Estetik cerrahi talep eden erkeklerin sayısında belirgin bir artış olmasına rağmen, henüz sayının eşitlendiği söylenemez.

Kadınlar bu dönemde hangi isteklerde bulunuyor?

Yaza girerken kadınlar da öncelikle vücut güzelliğine yönelik isteklerde bulunur. Liposuction ve meme estetiğine yönelik isteklerde belirgin artış yaşanır. Vücut biçiminin şekillenmesi, yaza girerken en çok istenen değişim oluyor. Bacak, bel, kalça ve tabii ki meme güzelliği çok daha ön plana çıkıyor. Bikiniler ve ince yaz giysilerinin yetersiz ya da zaman içinde bozulmuş vücut hatlarını ortaya koyacağının farkında olan kadınlar, daha çok yaz tatiline çıkmadan estetik merkezlerine gidiyor.

Asla vazgeçilemeyen ugyulamalar neler?
Kadınlarda asla vazgeçilemeyen iki konu, yüz ve meme güzelliğidir. Meme güzelliği, bir kadının kendini ‘kadınsı’ hissetmesinde en önemli unsur. Meme estetiği denildiğinde meme büyütme, meme askılama ve meme küçültme operasyonları akla gelir. Yüz güzelliğinin önemi ise çok daha aşikâr. Son yıllarda sadece yaşlanmış yüzlerde değil, güzel yüzlerde bile çok belirgin etkiler yaratabilen ve ‘beautification’ (güzelleştirme) adıyla anılan yeni yüz askılama yöntemleri, oldukça ilgi görüyor.

Haberin devamını okumak için buraya tıklayınız…

Yaz estetiği rehberi

Date Posted: Haziran 23rd, 2008 Posted Under: Kadın - Aile

Yaz estetiği rehberiFazla yağlarınızdan kurtuldunuz, yüzünüzü gerdirdiniz, göğüslerinizi dikleştirdiniz ve yazı mükemmel bir vücutla karşıladınız.

Peki bütün yazı estetik operasyonsuz mu geçireceksiniz? Tabii ki hayır! İşte size yaz boyunca yaptırabileceğiniz, izsiz tekniklerden oluşan birkaç estetik önerisi. Sezon açılıncaya kadar idare etmeniz için!

Estetik operasyonların yapılması için önerilen bazı dönemler vardır. Örneğin; nisanda meme, liposuction ve karın; ağustosta burun, yüz germe, yağ enjeksiyonu operasyonları yapılabilir. Peki ya yaz mevsimi? Kesinlikle mi bıçak altına yatamıyoruz yaz aylarında? Üzülmeyin! Sere serpe açılıp saçıldığımız sıcak havalarda nispeten hafif denebilecek izsiz operasyonlar yaptırmak mümkün. Zaten estetik cerrahideki gelişmelerin bütün amacı da hastaları hastanede yatırmadan daha çabuk evlerine yollamak. Yani günübirlik cerrahi, daha az izli ameliyatlar ve daha doğal sonuçlar elde etmek.

Cosmed Estetik Plastik Cerrahi Merkezinin sahibi Dr. Nazım Çerkeşe göre yaz aylarında estetik yapılmaz diye bir kural yok, sadece yapılan estetik operasyonların yoğunluğu değişiyor. Örneğin; yaz aylarında liposuction ameliyatlarında azalma olduğunu söyleyen Dr. Nazım Çerkeş, bunun sebebini cildin daha pürüzsüz bir şekilde yerleşmesine yardımcı olmak amacıyla 2-3 hafta giyilen elastik korseye bağlıyor. Aksi taktirde operasyonla ilgili hiçbir sakınca olmadığını vurguluyor. Yaz aylarında yapılacak operasyonlarla ilgili hastaların en sık sorduğu soruların başında, sıcakların anesteziyi olumsuz etkileyip etkilemediği geliyor. Dr. Çerkeş, yazın ya da kışın anestezi almak arasında bir fark olmadığını söylüyor. Sonuç olarak yaz aylarında estetik plastik cerrahi operasyonların yapılmasında bir sakınca yoktur. Kaldı ki okulların tatil olması nedeniyle öğrencilerin ve yurtdışından yaz tatili için Türkiyeye gelen, gerek Türk gerekse yabancı turistlerin estetik cerrahi operasyonlar için bu dönemi tercih ettikleri de söylenebilir. Buna bağlı olarak ameliyatların, sonbahar aylarına oranla yaz aylarında daha fazla yapıldığını bile söyleyebiliriz diyor Dr. Çerkeş.

Endoskopik yüz gençleştirme

Yazla birlikte yüz germe ameliyatları azalırken, yüze endoskopik cerrahi ile yapılan müdehaleler sürüyor. Daha az kesi yapılan ameliyatlarda daha az iz kaldığını söyleyen Dr. Nazım Çerkeş, özellikle artık endoskopik cerrahideki gelişmelerle sadece 2-3 santimlik küçük kesilerle operasyonların gerçekleştirildiğini anlatıyor. Çerkeşe göre estetik cerrahideki en son gelişme ise orta yüz bölümünün endoskopik yöntemle gençleştirilmesi. Bu yöntemle şakak bölgesindeki saçlı deri içine 2-3 cmlik bir kesi yapılıp bu kesiden optik kameralar ve cerrahi aletler sokularak elmacık kemiği üzerindeki yağ yastıkçığı, altındaki kemiklerden serbestleştiriliyor. Bu yağ yastıkçığına konulan dikişle, bu yastıkçık yukarıya asılıyor. Böylece elmacık kemiği çıkıntısı yeniden oluşturulmuş ve burun kanadı ile ağız arasındaki çizgi üzerindeki deri katlantısı yok edilmiş oluyor. Yüze genç ve canlı bir ifade kazandıran bu yöntemin en büyük avantajı, saçlı deri içine yapılan küçük bir kesi ile gerçekleştirildiğinden görünen hiç bir iz oluşmaması. Bir başka özelliği de klasik yüz germe ameliyatlarına göre daha genç kişilere de rahatlıkla uygulanabilmesi. Dr. Çerkeş, bu yöntemle morluk ve şişliklerin daha kısa sürede kaybolduğunu ve aynı kesiden kaş kaldırma operasyonuyla birlikte de yapılabildiğini söylüyor.
Cosmed Estetik Plastik Cerrahi Merkezi Tel: (216) 368 18 83
Fiyatı: 2500 YTL.

Öğle arası gençlik

Dünyada bilinen adıyla lunch time operations günübirlik operasyonlar olarak da biliniyor. Op.Dr. Cengiz Ersezen ise uyguladığı iple çekme/asma yöntemini, çoğu estetik cerrahın aksine Batı’dan değil, Doğu Bloku ülkelerinden öğrenmiş. Pek yakında da bunun geliştirilmiş bir modeli ve bir Gürcü’nün yöntemi olan lunch time face lift i uygulamaya başlayacak. Kesip biçme olmadan, cilt altından geçirilen balık kılçığı gibi bir iplikle uygulanan yöntemde, dokulara yapışan iplik cildi toparlıyor. Yöntem, Amerikada feather lift adıyla uygulanıyor. Ersezen’in uyguladığı iple çekme/asma yöntemi ise daha çok 35-45 yaşa arasında, cildi çok sarkmamış kadınlarda başarılı sonuçlar veriyor. Küçük bir delikten girip kas kılıfını bulan Ersezen, saçı topuz yapmışsınız gibi bir görüntüyü elde ediyor. Bu da oldukça doğal bir görüntü veriyor. Ayrıca ertesi gün ufak bantları çıkarıp işe gitmek mümkün. Yüz germe ameliyatına henüz gerek görülmeyen durumlarda iyi bir alternatif.
4 yıldır bu çekme/asma işlemiyle ilgili eğitim aldığını söyleyen Ersezen, yöntemi kaş, yüz, boyun germede ve popo kaldırmada uyguluyor. Bütün yüz için fiyatı 2000 YTL civarında.

Popüler yöntem: Karboksi-terapi

Son zamanlarda oldukça popüler bir yöntem olan karboksiterapi, vücutta yağlı dokular üzerine küçük iğnelerle karbondioksit gazı verilerek yapılan zayıflatma işlemi olarak özetlenebilir. Naturebella”da karboksiterapiyi uygulayan Dr. Neslihan İbrahimoğlu, verilen karbondioksit gazının vücudun o bölgesine bol oksijen pompaladığını anlatıyor. Böylece dolaşım hızlanıyor ve oradaki yağlı doku küçülmeye başlıyor. Bu yöntem, özellikle hamilelik ve ani kilo almadan sonra oluşan çatlak bakımlarında, göğüs dikleştirmede, zayıflamada, yara, yanık, iz tedavilerinde, sigaranın ciltte yarattığı olumsuz etkileri gidermekte ve cildi güneşten korumada kullanılıyor. Başarılı sonuç alınması için minimum 10 seans gerekiyor. Seanslar 35-40 dakika sürüyor. Seansı 80 $; 15 seans alınca paket indirimi uygulanıyor.
Naturebella Tel: (212) 219 44 39

Ultrasonic liposuction

1970li yıllarda gelişen liposuction, gelişen teknolojiyle birlikte yerini ultrasonic liposuctiona bırakıyor. Bu sistemde, tıpta teşhis ve tedavide kullanılan ultrason dalgalarından yararlanılıyor. Ultrason dalgalarının aktif frekansı yağ hücrelerine göre ayarlanıyor ve bundan etkilenen yağ hücreleri eriyerek kayboluyor. Böbrek taşının ultrason dalgalarıyla kırılmasında nasıl yalnızca taş kırılıp böbrek ve vücudun diğer dokuları bundan zarar görmüyorsa, ultrasonic liposuction’da da yalnız yağ hücreleri eriyor, o bölge içinde bulunan damar, sinir sistemi bu dalgalardan etkilenmiyor.
Bu tekniği ülkemizde uygulayan doktorlardan biri olan Estetik Plastik Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Tuncer Özalp, ultrason tekniğini liposuctionla kıyasladı ve şunları anlattı: Klasik liposuctionda dokular kazınarak bir vakumda toplanır. Ultrasonik sistemde ise kazıma yok. Liposuctionda yağlar küretle koparılıp emilirken, küretin yolu üzerindeki damarlar da koparıldığından ameliyat sonrası o bölgede şişlik ve morluklar meydana gelir. Ultrasonic sistemde ise bu komplikasyon görülmez. Liposuction sinirleri de zedelediğinden o bölgede hissizlik meydana gelir. Ultrasonic liposuctionda bu olmaz. Ayrıca bu sistemle müdahalede bulunulan bölgenin cildinde gerilme olur. Ameliyat sonrası ağrı ve şişlik şikayetleri son derece azdır. Hafif bir müdahale olduğu için hasta ameliyat sonrası çok kısa sürede iyileşir.
Fiyatı: 1000-3000 YTL arasında.

Güneşe karşı: Vital anti-aging

Cildinizi yazın güneşin zararlı etkilerinden korumak için dünyada da kullanılmaya başlayan bir yöntem, Türkiyede Transmed Saç ve Kozmetik Cerrahi Kliniği’nde Dermatolog Dr. Betül Şengör tarafından uygulanıyor. Deri altına enjekte edilen doğal karışım, cildi, rüzgar, güneş gibi olumsuz faktörlere karşı içeriden koruyor. Güneş hasarıyla karşı karşıya kaldığımız yaz günlerinde bu özel yöntem koruma sağlıyor.
Şengöre göre göre cildiniz sağlığınız için ne kadar önemliyse hyraluronik asit de cilt için o kadar önemli. Ciltte doğal olarak var olan bu madde, suyu tutarak cildi nemlendiriyor, gerginliğini ve tazeliğini korumasını sağlıyor diyen Şengör, yaşlanmaya başlayınca, vücudun hyaluronik asit üretimini azalttığını ve cildin elastikiyetini, canlılığını kaybettiğini söylüyor. Şengör şöyle devam ediyor: Bu fark kadınlarda daha bariz görülüyor. Cildin bu doğal kaybını Vital anti-aging uygulaması geri kazandırıyor. Vital anti-aging uygulamasında cildin altına enjekte edilen karışım, insanda doğal olarak varolan saf, berrak ve jel görünümlü hyaluronik asit partiküllerinin aynısı. Kolaylıkla enjekte edilen bu akışkan karışım, deri altına verildiğinde, cildi sıkılaştırıyor, taze, doğal bir canlılık, daha genç ve sağlıklı bir görünüm veriyor.
Vital anti-aging icin herhangi bir ön test gerekmiyor. Uygulama 15-20 dakikada tamamlanıyor. Genellikle 4 haftada bir 2-3 seans ve 4-6 ayda bir tekrarlama öneriliyor. Uygulamanın etkileri uzun süreli, ancak kalıcı değil; bilginize…
Fiyatı: 250-400 $ arasında
Transmed Tel: (212) 281 13 00

Haberin devamını okumak için buraya tıklayınız…

Yazın Cilt Bakımı

Date Posted: Haziran 23rd, 2008 Posted Under: Kadın - Aile

Güneş Işınları Ciltte Hangi Sorunları Meydana Getiriyor?
Uzm. Dr. Makbule Afacan’in verdiği bilgilere göre; daha çok güneşe maruz kalan yüz, göğüs ve kollarda; kırışıklıklar, çiller, güneş lekeleri olarak bilinen yıldız şeklinde kahverengi lekeler, bacak ve kollarda ufak beyaz lekeler, deride solukluk, kuruluk, tahriş, gevşeklik, kılcal damarlarda çatlama gibi değişiklikler meydana gelir. Ultraviyole radyasyon, deri yaşlanmasının yanında deri kanserleri ve deride hiperpigmentasyon denilen düzensiz lekelerin oluşmasına sebep olur.
Güneşlenme Deri Kanseri Riskini Artırıyor
2000 yılında yayınlanmış tıbbi bir araştırma sonucu, güneş ışığından tam olarak korunmuş çocuklarda ve gençlerde deri kanserlerinin oranı yüzde 98 oranında azaldığını göstermektedir. Güneşlenmenin son 50 yılda artması, deri kanserlerinin görülme sıklığını da artırmaktadır. Özellikle ışık gören bölgelerde sert, kızarık, üzeri damarlı bir yapıda olan yaralar, koparıldıkça tekrarlayan kabuklanmalar, birden koyulaşan (siyahlaşan) benler, kenarları düzensizleşen, hızla büyüyen, etrafında beyaz renkli hale oluşan, renk değişiklikleri gelişen benler deri kanserlerinin belirtileridir.

Korunmak İçin Neler Yapılmalı?
Güneşten korunmada günlük güneş koruyucu kremlerin kullanılması sabah kahvaltısı yapmak kadar önemlidir. Güneşten koruyucu, en az 50 faktör olan kremler sürülerek güneşe çıkılmalıdır. Yüzü ve vücudu kaplayacak şekilde sürülmesi gereken kremlerin denize girip çıkıldıkça etkisini kaybedebileceği düşünülmeli ve buna uygun olarak günde birkaç kez yenilenmelidir. Ayrıca dikkat edilmesi gereken bir diğer nokta da, kremlerin ne zaman sürüldüğüdür. Koruyucu kremler cilde güneşe çıkmadan en az yarım saat önce sürülmelidir.
Ancak bu koruma faktörlerini kullanmak bizlere yine de tüm gün ve özellikle güneş ışınlarının daha dik geldiği ve daha zararlı olduğu öğlen saatlerinde güneşte uzun süreli kalma hakkını vermez. Koruyucu kremlerin yanı sıra şapka ve güneş gözlüğü kullanmak, gölgede ve 11.00- 15.00 saatleri dışında güneşlenmek daha sağlıklıdır. Güneş koruyucu seçerken hem UVA hem de UVB’ye karşı etkili olmasına dikkat edilmelidir.
Yazın Cilt Sağlığınız İçin Nelere Dikkat Etmelisiniz?
- Açık renkli ve koruyucu tarzda giyinilmeli.
- Güneş gözlüğü kullanılmalı.
- Geniş kenarlıklı şapkalar kullanılmalı.
- UV ışınlarının en yoğun olduğu 11:00 – 13:00 saatleri arasında gölgede kalmaya özen gösterilmeli
- Güneşe çıkmadan yarım saat önce güneş koruyucu krem sürülmeli.
- 6 aydan küçük bebekler uzun süre güneşte bekletilmemeli. Güneşten korunmaya erken çocukluk yaşlarında başlanılmalı.
- Deri kanserinin riskini azaltmanın ve deri yaşlanmasını önlemenin en doğru yolu bilinçli güneşlenmektir.
- Yaz mevsiminde güneş ışınları, deniz, havuz gibi nedenlerle yıpranan cilde özel bir bakım uygulanmalı.

Cildinize Nasıl Bakım Yapabilirsiniz?
Yaz mevsiminde güneş ışınları, deniz, havuz gibi nedenlerle yazın cilt daha fazla kurur. Nem ve bakım ihtiyacı artar. Yazın evde uygulanan günlük bakıma haftada en az 1-2 kez nem maskesinin eklenmesi yerinde olur. Nem maskesiyle beraber cildi soyucu ve temizleyici maskeler de ihtiyaca uygun sıklıkta uygulanmalıdır. Bu arada yaz boyunca kullanılan kremlerdeki koruyucular, bronzlaştırıcılar cilt altında birikintilere ve çok fazla ölü tabaka tutulmasına yol açar. Soyan ve arındıran maskeler, yaz boyunca cildin daha temiz ve canlı kalmasını sağlar.
Güneşin Cilde Verdiği Zararlar Neler?
Yaz mevsimiyle birlikte başlayan tatil programları, güneşle ilişki iyi kurulmazsa kötü sonuçlar doğurabilir. Güneşin yaşam için yararlı etkileri tartışmasız olsa da, güneşten kaçınmak ya da güneşle sınırlı temasta bulunmak gereklidir. Çünkü güneş ışığı, cildin erken yaşlanmasını artıran en önemli faktördür. Ciltte istenmeyen lekeler çiller oluşmasına yol açar. Güneşin bilimsel olarak kesinlik kazanan en önemli zararı ise, deri kanseri oluşum riskini arttırmasıdır. Deri kanseri son yıllarda çok hızlı bir artış göstermektedir. Brozlaşma tüm dünya toplumlarında sağlıklı bir görünüm ile ilişkilendirilse de, anlamı aslında deri hasarıdır. Bronzlaşma derinin kendini koruma yöntemidir. Deri ne kadar bronz ise, o kadar hasar almış demektir. Deriye ulaşan güneş ışınlarının bir kısmı yansır bir kısmı da deri tarafından emilir. Bu nedenle koruyucu önlemlerin hepsi birlikte uygulanmalıdır.

Alınması Gereken Diğer Önlemler..
Sıkı dokunmuş, açık renkli giysiler giyilmelidir. Bunun yanı sıra geniş kenarlı şapka ve güneş gözlüğü de, güneşin zararlı etkilerinden korunmada etkili olacaktır. Gölgede kalmak, güneşin zararlı etkilerinden tam olarak korumaz. Kum ve deniz güneş ışıklarını yansıtacağı için güneş koruyucular hatta beyaz renkli giysiler giymek doğru olacaktır. 11.00-15.00 saatleri arası güneş ışınlarına maruz kalmak doğru değildir. Yaz aylarında herkesin, özellikle de açık tenli kişilerin gün örtüsü denilen güneş koruyucu ürünleri kullanmaları gerekmektedir.
Güneş Koruyucu Krem Seçerken…
Güneş koruyucular; UV ışınlarını emme, yansıtma ve dağıtma yolu ile deriye ulaşmasını engellerler. Güneş koruyucu kremlerin etkinliğini güneş koruma faktörü (SPF) belirler. Güneş koruma faktörü; güneş koruyucu kullanılmış bölgede kızarıklık oluşma zamanının; koruyucu kullanılmamış bölgede kızarıklık oluşma zamanına oranı ile belirlenir. Güneş koruma faktörü ne kadar yüksek ise, etkinlik o kadar artacaktır. Yaz aylarında en az 30 koruma faktörlü kremler uygun olacaktır. Bu kremlerin hem UVA’ya hem de UVB’ye karşı etkili olmasına dikkat edilmelidir.

Haberin devamını okumak için buraya tıklayınız…

Yaz için cilt bakımı

Date Posted: Haziran 23rd, 2008 Posted Under: Kadın - Aile

Evde hazırlanan maskeler cildi canlandırıyor

Marmara Üniversitesi Sağlık Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Ayşegül Yıldırım, doğal maskelerin cildi güçlendirdiğini belirterek ‘Maskeler aracılığıyla cilt, iyileştirici ve güzelleştirici maddeleri emer. Cildin kendini yenilemesine yardımcı olan maskeler, cildi yatıştırır, gerginleştirir ve kan dolaşımını uyarırlar. Uyku ve dengeli beslenmenin de cildi güzelleştiren iki önemli faktör olduğu unutulmamalı’ diyor.

Dr. Ayşegül Yıldırım, doğal kozmetik ürünleri evde hazırlarken nelere dikkat edilmesi gerektiğini anlattı:

  • Doğal kozmetik ürünler, dayanıklılık kazandıran herhangi bir yapay madde içermedikleri için, saklanmasına ve kullanım sürelerine dikkat edilmeli. Şifalı bitki demlemeleri ve besin maddeleri ile hazırlanan kozmetikler hemen kullanılmalı.

  • Bitkisel yağlar birkaç ay boyunca bozulmadan bekleyebilirler. Kremler ve losyonlar da en çok iki hafta içinde kullanılmalı.
  • Mutfakta hazırlanan doğal kozmetikler ile deriye, saçlara ve tırnaklara hiçbir zarar vermeden bakım yapılabilir. Ama bu bakım sürecinde de problemler yaşanabilir.
  • Daha önce sürekli hazır kozmetik ürünü kullananlarda, doğal kozmetik ürünleri bazen sivilcelenme veya deri gözeneklerinin iltihaplanması gibi tepkiler oluşabilir. Alerjilerde ise durum değişiktir. Bazı bitkilere veya bitki yağlarına karşı deri hemen veya kısa bir süre sonra, kızarıklık veya kaşıntı gibi tepkiler verebilir. Bu durumda, alerjiye yol açan reçetenin kullanımına hemen son verilir.
  • Önerilen dozlar aşılmadan kullanılmalı. Bazen fazla kullanılan birkaç damla eterli yağ bile önemli değişikliklere yol açabilir. Eğer reçetede belirtilmemişse eterli yağlar, kesinlikle doğrudan cilde uygulanmamalı.
  • Eğer imkanları varsa uzman hekim tavsiyesi ile kozmetik ürünleri kullanmaları daha yararlı olacaktır.

    Doğal peeling

    Dr. Ayşegül Yıldırım, evde hazırlanabilecek maskeleri anlattı.

    Yulaf maskesi: Pişmiş yulaf ezmesini yüzünüze sürün, 15 dakika kadar kurumasını bekleyin. Daha sonra yüzünüzü ılık suyla temizleyin. Bu maskeyi vücudunuza da uygulayabilirsiniz. Cildinizdeki değişikliği hemen fark edeceksiniz. Cildin derinlemesine temizlenmesini sağlamak ve siyah noktalardan kurtulmak için birebir etkili. Bu maske aşırı yağlanmayı da önler.

    Avokado maskesi: Kış mevsiminin sert etkisini yüzünüzden silebilmek için ideal çözüm. Püre haline getirilmiş avokadoya bir iki damla zeytinyağı ve limon suyu ekleyin. Yüzünüze sürüp 10 dakika bekleyin. Avokado maskesi yüzünüzdeki pürüzlü tabakayı yok etmekle kalmayıp ayrıca sağlıklı bir cildin ihtiyacı olan vitaminleri de sağlar.

    Limon peeling’i: Yağlı cilt için uygulanır. 2 yemek kaşığı dolusu ince rendelenmiş limon kabuğu, 2 yemek kaşığı yulaf unu ve 6 yemek kaşığı dolusu buğday kepeği iyice karıştırılır ve biraz su eklenerek esnek bir lapa haline getirilir. Dairesel hareketlerle, 2-3 dakikalık bir süre boyunca cilt temizlenir. Bol ılık suyla yıkanılır.

    Papatya yağı her cildin dostu

    Papatya yağı: Her tür cilt için uygulanabilir. 30 gr. papatya (Temiz yerlerde yetişen papatya kullanılmalı), 100 ml susam yağı ve 100 ml kırmızı kantaron yağına eklenir. Cam yağ kavanozu bir saat boyunca çok sıcak su banyosunda (Benmarin yöntemi) bekletildikten sonra iyice çalkalanır. Karışım tülbentten geçirilerek süzülür. Yağa batırılan pamukla yüz iyice temizlenir.

    Lavanta suyu: Karışık cilt için önerilir. Sabahları ve akşamları, bir pamuğu lavanta suyu ile ıslatın ve yüzünüze, boynunuza, dekoltenize sürün.

    Yağlı cilt için lavanta suyu: Bu karışım cildin canlanmasını sağlıyor. 50 ml lavanta destile suyu, 2-3 damla nane yağı ve 1 tatlı kaşığı dolusu elma sirkesini bir cam kabın içinde iyice çalkalayarak karıştırın. Yüzünüzü, boynunuzu ve dekoltenizi, bu sıvıyla ıslattığınız bir pamukla temizleyin.

    20 dakikada tazelik

    Cildin kendini tazelemesini sağlayan, sadece 20 dakika uygulanan üç farklı maske

  • Bal, limon suyu ve 1 tatlı kaşığı zeytinyağı iyice karıştırılır maske haline getirilir.
  • Limon suyu ve 1 yumurta sarısı da yüz için önemli karışımlardandır
  • Sütte pişirilen 1 elma iyice ezilir ve ılıklaşınca yüze sürülür.
  • Haberin devamını okumak için buraya tıklayınız…